avatarAli Elmalı

Summary

Bu metin, topluluk önünde konuşma veya sunum yapmadan önce hazırlık yapma konusunda değerlendirmeler ve öneriler içerir.

Abstract

Yazar, sunum veya konuşma öncesi hazırlık, mikrofon kullanımı, kaygı yönetimi ve provalar gibi konulara yönelik kendi yorumlarını ve deneyimlerini paylaşır. Sunum saati, dinleyici dinamikleri, ses kaybını önlemek için alınması gereken önlemler ve performans öncesi gerginliği yönetme teknikleri hakkında bilgi verir. Ayrıca, sunum odasının önceden incelenmesi, ses kontrolü, kablosuz yaka mikrofon kullanımı ve fiziksel veya online etkinliklerde konuşma teknikleri gibi konuları da detaylandırarak sunum performansını iyileştirecek öneriler sunar.

Opinions

  • Sunum öncesi erken uyanmak, egzersiz yapmak ve sıcak bir duş almak, hazırlık olarak önerilir.
  • Soğuk içeceklerden uzak durmak ve sesini kullanmak, sesinizi korumak için önemlidir.
  • Sunum odasının önceden incelenmesi, ses kontrolü ve mikrofon kullanımı, sunum sırasında rahatlık ve etkili iletişim için kritik olabilir.
  • Mikrofon kullanımında rahat olmak ve kullanımında alışmak, sunumun başarısını artırabilir.
  • Performans öncesi gerginliği yönetmek için erken gelmek, dinleyicilerle tanışmak ve vücut dili ile kendini tatmin etmek önemlidir.
  • Kıyafet seçimi ve provalar yapma, sunumun profesyonel bir görünüm kazanması ve kendi kendine güven sağlanması açısından önemlidir.
  • Online etkinliklerde konuşmak daha kolay olabilir ve prompter kullanımı konuşmanızı destekleyebilir.
  • Sunum provalarında kendinizi videoya kaydetmek ve kayıtları dinlemek, gerçek zamanlı prova yapmak ve sunum saatine uygun prova yapmak, sunumunuzu iyileştirmek için faydalıdır.

Topluluk Önünde Konuşma ile ilgili Değerlendirmeler ve Öneriler -III

Sunum Ön Hazırlıkları, mikrofon kullanımı, sunum öncesi kaygı yönetimi, provalar gibi konular ile ilgili yorumlarımı paylaşıyorum.

Photo by Kyrylo Kholopkin on Unsplash

Ön hazırlık konusunda, sunumu ne zaman yapacağınız önemli bir noktadır. Yani, sabah erken saatte ya da günün ilerleyen saatlerinde olabilir buna göre dikkat etmeniz gereken noktalar olabilir.

Eğer sabah erken saatlerde sunum yapacaksanız ona göre hazırlanmalısınız. Bunun için erken uyanıp ve hareket etmek, egzersiz yapmak, ardından sıcak bir duş almak iyi bir hazırlık olabilir.

Sesimizi korumak adına, soğuk içeceklerden uzak durmak iyi olabilir. Konuşma veya sunumdan önce sesinizi kullandığınızdan emin olun. Pratik yapmak adına, sevdiğiniz bir şiiri ya da beğendiğiniz bir şarkıyı mırıldanabilirsiniz. örneğin ben şiir severim, notlarımı alırken dinlediğim şiiri aşağıda paylaştım, iyi dinlemeler:)

Örneğin sunum öncesi pratik yaparken, sunumunuzun açılış satırlarını yüksek sesle çalışmak iyi olabilir.

Günün ilerleyen saatlerinde sunum yapabilirsiniz, bu durumda sesiniz yorgun olabilir. Sesinizi korumanız, sesinizi sıcak tutmak için gün boyunca biraz konuşup, şarkı söylemek, şiir okumak bu pratikleri yapmak güzel olabilir.

Tabi soğuk ve gazlı içeceklerden ve de süt ürünlerinde uzak durmak, sesimizi korumak adına önemlidir. Normalden daha fazla kafein içmekten kaçının. Kahve gergin olan sesi kurutabilir. Kafein sunum öncesi yaşadığınız gerginlikleri daha da artırabilir.

Eğitimde öğrenme fırsatı bulduğum, süt, peynir, yoğurt, sesinizin kalın ve belirsiz çıkmasına neden olabilirmiş.

Sunum ya da konuşma yapacağınız odayı sunum öncesi görmek:

Sunum yapacağımız mekana sunum öncesi bakmak, burayı bir dolaşmak iyi olur. Ben bazen sunuma ancak yetişebileceğim farklı şehirlerde etkeinliklere katıldığımda sunum odasının kaç kişilik olduğunu soruyorum. En son Ankara’da bir etkinlikte 300+ kişiye sunum yaptım, benim için keyifliydi ve o kadar büyük bir topluluğa ilk kez sunum yapıyordum, önceden bilgi alıp sunumu gözden geçirmem açısından güze bir tecrübe oldu.

Dinleyici dinamiklerini anlamak da burada iyi olabilir. Tiyatro tarzında mı oturacaklar, sınıf tarzında mı oturacaklar? Hepsi bir masa etrafında toplanmış şekilde toplantı odası tarzında mı sunum yapacaksınız?Ya da sunumunuz sırasında bir şeyler yiyip içecekler mi? Konuşmanızı veya sunumunuzu hazırlarken tüm bu izleyici dinamiklerini bilmeniz iyi olur.

Karanlık bir ortamda tiyatro tarzında oturan büyük bir dinleyici kitlesi, iyi aydınlatılmış bir odada masalarda oturan küçük bir dinleyici kitlesine göre muhtemelen daha az konuşkan ve etkileşimli olacaktır.

Sunumda ihtiyaç duyabileceğiniz ekipmanları da sunum öncesi sormak, kontrol etmek iyi olabilir. Bir sunumda benden sonra ekibimden yönetici arkadaşlarımdan biri de kısa bir anlatım yapacaktı, sunum sayfalarını ilettim sunum öncesi. Sunumu yansıtacak arkadaşlar o kısa sürede sunumu kendilerince güncellemişler ve sunumda isimler ve yönetici arkadaşımın title kısmı karışmıştı, öyle sunumu yaptı. Bunları son bir kontrol etmeniz iyi olur sunum öncesi. Bir kontrol listesi yapıp tüm bunları bir checklist ile takip edebilirsiniz.

Mikrofona evet deyin :) O evet denecek.

  • Eğitimin bir kısmı direkt bana söylenmiş gibi geldi:) Mikrofon kullanmak. Ben sunumlarda mikrofon kullanmayı sevmiyorum.
  • Sanki gem vurulmuş gibi hissediyorum. Ya da mikrofonu elime alınca sesi sürekli ayarlamam gerek gibi hissediyorum. Bir kenarda dursun ben rahat rahat konuşayım istiyorum:) Bütün bunlar yanlış deniyor eğitimde onu öğrendim.

Bir etkinlik koordinatörü size bir mikrofon teklif ederse onu kullanmak gerekiyormuş. Benim gibi alışılmadık olandan korkup istemezlik etmeyin.

Önemli nokta, sunum öncesinde bir ses kontrolü yapmak çok önemlidir. Ses kontrolü yalnızca ekipmanın çalıştığından emin olmak için yapılmaz. Konuşmacının mikrofonu kullanma konusunda rahat olmasını sağlamak çoğu zaman daha da önemlidir. Sunumunuzdan önce mikrofona alışmak için her zaman birkaç dakikanızı ayırın.

Birçok büyük ölçekli mekanda, kablosuz yaka mikrofonu kullanmanız istenecektir. İşin doğrusu bu şekilde:)

Yaka mikrofonu candır:) Ellerimi kullanmayı severim ben, serbest bırakır ve daha geniş bir vücut hareketleri yelpazesi kullanmamı sağlar. Belki bu yüzden seviyorum.

Mikrofon kullanmak isteyip istemediğinizi soracaklardır. Ve unutmayın, cevap her zaman evettir. Benim gibi yapmayın:) evet deyin. Mikrofon kullanırken rahat olun koyverin gitsin. Kasmayın kendinizi, rahat olun.

Performans öncesi kaygıyı yönetin

Ben her sunumdan önce ekip sunumu ya da yerel ya da global etkinliklerde Türkçe ve İngilizce yaptığım sunumlarda her seferinde gerilirim. Garip olan, İngilizce yerine Türkçe sunumlarda daha çok geriliyorum. Önce sunumda her seferinde gergin başlarım kısık gözlerimle girişimi yaparım sonra gelişme ve en sonunda sonuç bölümü gelir. Anlatırken, topluluğu bakışlarını, izlerim eğer anlattıklarımı karşılık bulduğumu görüyorsam bu bazen sunum ile ilgili kendi aralarında fısıldaşmalar, bazen sunum sayfalarına çoğunluğun özel ilgi gösterip resim çekmesi olabilir, bunların hiç biri olmuyorsa o da ayrı bir soru işareti olur.

Sunum İngilizce olunca çok daha rahat oluyorum:). Tek derdim doğru ifade etmek, kim ne almış ne beğenmiş çok önemli olmuyor :), daha rahat oluyor. Hatta sunum anında kendi aksanım ile aklım kendi kendine çılgın espriler yapıyor, çok daha tiyatro sahnesi gibi oluyor, doğaçlama olmuyor. Hani düzgün anlattığıma şükretsinler modunda mı oluyorum bilemiyorum pek rahat ve eğlenceli geçiyor. İlk İngilizce yaptığım sunumlarda çok heyacanlıydım. Barselona’da ilk kez İngilizce olarak global bir etkinlikte online değil fiziksel olarak katılım sağlayıp konuşma yaptım, oldukça profesyonel bir ortamdı, prompter yada herhangi bir yardımcı unsur yoktu. Sorular cevaplar şeklinde ilerlendi, hatta programın hemen öncesi 3–4 ek soru daha getirdiler bunları da dahil etsek, ek olarak cevaplar mısın diye:). Demiştim ki yok istemiyorum.

Charlotte isimli gayet profesyonel bir hanım oturumu yönetiyordu,yönlendirmeleri ve destekleri oldukça faydalı oldu. İki kişiydik konuk olarak, güldüğüm kısım kesildi tabi ve iki tekrar da çekimi yaptık bitirdik. Çekim ekibi ve Charlotte gayet güzel buldular çekimi :) ben de bir de bana sorun dedim.

Eğitimde gördüğüm pek çok konuyu özellikle bu sunumda deneyimleme fırsatım oldu, konuşma alanını görmeme o an dahil olma bir dezavantajdı o olaydan sonra buna çok dikkat ederim, mekanı görme çok önemli:) Konuşma noktasında mikrofon takılıp ilk ışıklar yüzüme tutulunca gülmeye başladığımı hatırlıyorum orada kestiler. İlk Charlotte soru sorunca gülmeye başladım, içimden bir ses dedi ki “Adamım sen yapıyorsun:)?” . Tüm konuşma boyunca tekrar gülmemek için kendimi tuttum, şimdi izlediğimde çok gergin görünüyorum.

Fiziksel katılımın olmadığı, yani Online yapılan etkinliklerde konuşmak daha kolay oluyor. Önünüzde küçük notlar koyabilirsiniz :) ben öyle yapıyorum monitöre küçük notlar iliştiriyorum konuşurken hatırlatıcı olsun diye kimseler görmüyor:). Ya da prompter dan konuşmak da çok kolaylık sağlıyor. Bunları denemiş biri olarak prompter harika bir yardımcı:) diyebilirim.

Topluluk önünde çok konuşmama rağmen, birçok sunumdan önce hala gergin hissederim ve aslında bunu da seviyorum. Her yeni işte insan biraz heyacan ve gergin olabilir. Her türlü stresi yönetmenize yardımcı olması için her gün öz farkındalık teknikleri uygulamanız iyi olabilir. Eğitimde iki konu öneriliyor farkındalık için:

Öncelikle, gerginliği yatıştırmak için en kolay şeylerden biri erken gelmek ve dinleyicileriniz arasından bazı kişilerle tanışmak, konuşmak olabilir. Böylece bir bağ kurmaya başlayacaksınız. Sonuçta dinleyicilerinizi büyük bir kalabalık yerine bireyler olarak görmeye başladığınızda, kendinizi daha rahat hissedersiniz.

Diğer nokta ise, sahneye çıktığınızda vücudunuzun duruşudur. Bazı vücut pozisyonlarının sizi daha fazla gerer, bunun belirtisi ise ellerin önünüzde ve yüzünüz düşmüş olmasıdır. Bu duruş ile nefes almanız daha da zorlaşır. Ek olarak bu korku dolu duruş, güvensizliğinizin bir işareti olarak dinleyicilere de sirayet eder.

Böyle bir noktaya giderseniz, tam tersini yapın, ellerinizi arkanıza koyun ve yukarı bakın:) . Çivi çiviyi söker.

Bu ters mühendislik yaklaşımı ile çok daha büyük ve cesur görünürüz. Ancak bu bir workaround yaklaşımdır.

Kalıcı çözüm için, birkaç nefes aldıktan sonra ellerinizi insanların görebileceği bir yere koyabilirsiniz.

Performans öncesi gerginlik doğaldır; sadece bunu bilmek bile daha rahat hissetmenize yardım edebilir. Seyirci önünde daha fazla deneyim kazandıkça, daha kolay gelecektir her sunum, her konuşma.

Konuşma veya sunum provaları:

Eğitimde öğrendiğim yedi prova ipucu var.

1.) Provanızın gerçeğe olabildiğince yakın şekilde sunum yapın. Oturacak mısınız, ayakta mı olacak nasıl yapacaksınız bunu önceden öğrenip öyle prova yapmak iyi olur.

2.)Kıyafet seçiminiz önemli, ben en güzel kıyafetlerimle sunuma gitmeye dikkat ederim, bu beni hem rahat hissettirir hem mutlu. Derli toplu, kitleye uygun bir kıyafet ile çıkmak iyi olabilir.

3.) Provanız için bir dinleyici kitlesi edinin. Ben global etkinliklerde ya da şirket içi sunumlarımda mutlaka arkadaşlarımdan ya da ekibimden kurbanlar ☺bulur onlara sunum yapar görüşlerini , samimi yorumlarını alırım:)

4.) Prova sırasında kendinizi videoya kaydedin. Tekrar oynatın ve iyi yaptığınız , takıldığınız noktaları analiz edin, zamanı nasıl kullandığınızı görün.

5.) Prova amaçlı kayıtları dinlemek. Ben özellikle İngilizce konuşma yapacaksam en beğendiğim provayı kaydederim sonra yürüyüşte ya da araç kullanırken sürekli dinler ve tekrar ederim aklımda kalmasını desteklemek için.

6.)Timing çok önemli, gerçek zamanlı prova yapmak iyi olabilirç. Canlı bir izleyici kitlesi önünde sunumunuzu parçalara ayırma fırsatınız yok, bu nedenle provalarınızı da küçük küçük parçalara ayırmayın. Ben kendi adıma Türkçe sunumlarda zamanlama sorununu hep yaşıyorum, belirttiğim sürede bitiremiyorum, bu teknik ile bu gelişim alanımda iyileştirme yapmaya çabalıyorum.

7.)Sunumunuzu yapacağınız saatte prova yapmak iyi olabilir. Eğer sunumunuz sabah 8:00'de ise, provayı da aynı saatte yapmak iyi olabilir. Eğitimde bunlar ile ilgili güzell detayları bulabilirsiniz, bunları uygulamak size avantaj sağlayabilir.

Link:

Eğitim

Önceki Yazı:

Notlarımı alırken dinlediğim parçayı paylaşıyorum, iyi dinlemeler:)

Kişisel Gelişim
Sunum Teknikleri
Türkçe
Medium Turkiye
How To
Recommended from ReadMedium