avatarUluc Aydemir

Free AI web copilot to create summaries, insights and extended knowledge, download it at here

1913

Abstract

p><p id="062d">Size herkesin bildiği ama kimsenin düşünmek istemediği küçük bir sır vereyim. Bu dünyada canımızdan başka kaybedecek hiçbir şeyimiz yok. Bu dünyanın en zengin insanı ya da en fakir insanı olsan da aynı. Bir kez bu düşünce yapısını benimseyince inanın herşey kolaylaşıyor.</p><p id="2639">Sana zengin oldugun için, okuduğun için, hayatının sokaktaki kağıt toplayıcısı çocuktan, Suriye’deki bebekten, Afrika’daki kızdan daha değerli oldugunu söyleyenler olacak ama emin ol; senin hayatın kimseninkinden daha değerli değil. Seni kendinden üstün sanan kimsenin hayatının da seninkinden bir nebze değerli olmadığı gibi.</p><p id="0088">O yüzden hayatını karaktersizin birinden her gün hakaret işiterek, araba kredim var diye yaşamaya devam edemezsin.</p><p id="3f9f">Steve Jobs’un dediği gibi kendine bir gün öleceğini hatırlattığında etrafında olup biten birçok seyin önemi bir anda azalacak. İşyerinde karşında oturan gerizekalının ne dediği de kendini çok akıllı zanneden başka bir zavallının ne yaptığı da önemini yitirecek.</p><p id="b0e8">İşte bu noktadan sonra kendi isteklerine, özüne ve hayallerine odaklanacaksın. Yukarıda bahsettiğimiz bazı insanlar senin için, yüzüne söyleme cesaretleri olmasa da arkadan gülerek nasıl başarısız olacağını, nasıl pişman olacağını konuşacaklar. Bilmedikleri senin başarısız olmaktan korkmadığın; çünkü aslında kaybedecek bir şeyin olmadığını bilmen ve tam da bu sebeple başarılı olacak olman...</p><p id="d9ca">Onlar haftada 3 saat yüzünü görmediği çocuklarıyla, artık samimi bir konuşma yapmayı bırakalı 5 sene olmuş eşleriyle, şirketin verdiği 5 para etmez arabalarına binince kendilerini başarılı sayacaklar. Aldıkları 3 kuruş parayı bile nerede, nasıl yiyeceklerini bilmedikleri halde seni kaybedecek şeylerin olduğuna inandırmaya çalışacaklar.</p><p id="0323">Bu insanlara kulaklarınızı tıkayın, kendinize bir kez hayata geldiğinizi hatırlatın. Dünyaya

Options

gelme ihtimalinizin 400 trilyonda bir olduğunu düşünerek zaten doğduğunuz gün başardığınıza inanın ve ondan sonra ne yapmak istiyorsanız ona odaklanın. Bunun için bir okula, hocaya veya mentora ihtiyacınız olmadığını unutmayın. Bunların hayatta iyisine denk gelirseniz ne âlâ, faydalanın. Ama sırf adları için, sıfatları için, ünvanları için bunlardan hiç birine kendinizi, ruhunuzu ezdirmeyin; çarpın kapıyı çıkın, yarıda bırakın, istifa edin, korkmayın.</p><p id="c086">Çünkü canınızdan başka kaybedecek hiçbir şeyiniz yok ve bu saydığım korkakların onu almaya gücü yetmez. O yüzden önünüze bakın, hayallerinizin peşinden gidin. Olmaz diyenlere kulak tıkayın, sen çok ister ve çalışırsan herşey olur. Kendinizi korkutan hayaller kurun. Olmasına ihtimal vermediğiniz planlar yapın. Onlara ulaşamasanız bile bugün olduğunuz yerden çok daha iyi bir yerde olacağınıza inanın. O da olmazsa zaten bir şey kaybetmediğinizi çünkü aslında kaybedecek bir şeyiniz olmadığını hatırlayın.</p><p id="30ef">90 yaşında ölümü bekleyen birine pişmanlıklarını sorduğunuzda, size hayatta yaptığı değil yapamadığı şeyleri söyleyecektir. Gençliğinize özenip size bir daha dünyaya geri gelse nasıl herşeyi farklı yapacağından bahsedecek.</p><p id="2208">Konuşmaktan çekindiği o kıza nasıl açılacağını, nefret ederek bir hiç uğruna ömrünü harcadığı işinden nasıl istifa edeceğini, motosiklet kullanmayı nasıl öğreneceğini, okuyamadığı tüm kitapları nasıl okuyacağını, yazmayı planladığı ama hiç başlayamadığı kitaba nasıl başlayacağını anlatacak.</p><p id="1d48">O artık çok geç olsa da bu hayatta kaybedecek tek şeyinin canı ve zamanın ta kendisi olduğunu fark etti. Siz de farketmek için o yaşa gelmeyi beklemeyin, bu ömür kimlere tabi olarak nasıl heba oldu diye üzülmeyin. Kendi iç sesinizi dinleyin, buraya gelme amacınızı bulun ve onun doğrultusunda calışın. Ne derlerse desinler onlara kulaklarınızı tıkayın.</p></article></body>

Kaybedecek Neyimiz Var?

Photo by davide ragusa on Unsplash

Kendimizi bildiğimiz andan itibaren bize kaybedecek çok şeyimiz olduğu öğretildi. Lisede biraz karakter gösterdik, okuldan atılmakla tehdit edildik. Tehdit eden kişi İstanbul’un en iyi lisesine Müdür olmaya çalışıyordu. Biz korkmayınca bu sefer ailemizi tehdit edip onların ağlayan sesiyle bizi yola getirmeye çalıştı. Her iki girişiminde de bana göre başarısız, kendince başarılı oldu.

Üniversite’de haber vermeden derse bir buçuk saat geç gelen hocaya: “Ders her hafta bu saatte mi başlayacak?” diye sorduk, dersi geçememekle tehdit edildik. Dersi veren hoca, ‘Yepyeni Ufuklar’ adını verdiği blogspot sitesinin büyük bir başarıya dönüşmesi için neredeyse sınav sonuçlarını bile oradan açıklayacaktı. Bizim gibilerin askerde adam olacağını söyledi. Anladığı adamlık seviyesi prim kavgası yapan milli takım oyuncuları seviyesinde olduğu için önemli değildi…

Askerde adamlığın onun anladığı gibi olmadığını benden 3 yaş büyük 3 çocuk babası Urfalı Cuma, bana Halil ağabey diye seslenirken benden 8 yaş büyük yukarıdaki yavşağın kafasına sahip başka bir kısa döneme gel lan buraya Ercü derken anladım. Dersi de üç dönem yukarıdan alanların olduğu yoğun bir güruh arasında en yüksek notlardan biriyle geçtim.

Neyse anlatmak istediğim bizi hep kaybedecek şeylerimiz olduğuna ikna edip koyun gibi gütmek istediler.

Size herkesin bildiği ama kimsenin düşünmek istemediği küçük bir sır vereyim. Bu dünyada canımızdan başka kaybedecek hiçbir şeyimiz yok. Bu dünyanın en zengin insanı ya da en fakir insanı olsan da aynı. Bir kez bu düşünce yapısını benimseyince inanın herşey kolaylaşıyor.

Sana zengin oldugun için, okuduğun için, hayatının sokaktaki kağıt toplayıcısı çocuktan, Suriye’deki bebekten, Afrika’daki kızdan daha değerli oldugunu söyleyenler olacak ama emin ol; senin hayatın kimseninkinden daha değerli değil. Seni kendinden üstün sanan kimsenin hayatının da seninkinden bir nebze değerli olmadığı gibi.

O yüzden hayatını karaktersizin birinden her gün hakaret işiterek, araba kredim var diye yaşamaya devam edemezsin.

Steve Jobs’un dediği gibi kendine bir gün öleceğini hatırlattığında etrafında olup biten birçok seyin önemi bir anda azalacak. İşyerinde karşında oturan gerizekalının ne dediği de kendini çok akıllı zanneden başka bir zavallının ne yaptığı da önemini yitirecek.

İşte bu noktadan sonra kendi isteklerine, özüne ve hayallerine odaklanacaksın. Yukarıda bahsettiğimiz bazı insanlar senin için, yüzüne söyleme cesaretleri olmasa da arkadan gülerek nasıl başarısız olacağını, nasıl pişman olacağını konuşacaklar. Bilmedikleri senin başarısız olmaktan korkmadığın; çünkü aslında kaybedecek bir şeyin olmadığını bilmen ve tam da bu sebeple başarılı olacak olman...

Onlar haftada 3 saat yüzünü görmediği çocuklarıyla, artık samimi bir konuşma yapmayı bırakalı 5 sene olmuş eşleriyle, şirketin verdiği 5 para etmez arabalarına binince kendilerini başarılı sayacaklar. Aldıkları 3 kuruş parayı bile nerede, nasıl yiyeceklerini bilmedikleri halde seni kaybedecek şeylerin olduğuna inandırmaya çalışacaklar.

Bu insanlara kulaklarınızı tıkayın, kendinize bir kez hayata geldiğinizi hatırlatın. Dünyaya gelme ihtimalinizin 400 trilyonda bir olduğunu düşünerek zaten doğduğunuz gün başardığınıza inanın ve ondan sonra ne yapmak istiyorsanız ona odaklanın. Bunun için bir okula, hocaya veya mentora ihtiyacınız olmadığını unutmayın. Bunların hayatta iyisine denk gelirseniz ne âlâ, faydalanın. Ama sırf adları için, sıfatları için, ünvanları için bunlardan hiç birine kendinizi, ruhunuzu ezdirmeyin; çarpın kapıyı çıkın, yarıda bırakın, istifa edin, korkmayın.

Çünkü canınızdan başka kaybedecek hiçbir şeyiniz yok ve bu saydığım korkakların onu almaya gücü yetmez. O yüzden önünüze bakın, hayallerinizin peşinden gidin. Olmaz diyenlere kulak tıkayın, sen çok ister ve çalışırsan herşey olur. Kendinizi korkutan hayaller kurun. Olmasına ihtimal vermediğiniz planlar yapın. Onlara ulaşamasanız bile bugün olduğunuz yerden çok daha iyi bir yerde olacağınıza inanın. O da olmazsa zaten bir şey kaybetmediğinizi çünkü aslında kaybedecek bir şeyiniz olmadığını hatırlayın.

90 yaşında ölümü bekleyen birine pişmanlıklarını sorduğunuzda, size hayatta yaptığı değil yapamadığı şeyleri söyleyecektir. Gençliğinize özenip size bir daha dünyaya geri gelse nasıl herşeyi farklı yapacağından bahsedecek.

Konuşmaktan çekindiği o kıza nasıl açılacağını, nefret ederek bir hiç uğruna ömrünü harcadığı işinden nasıl istifa edeceğini, motosiklet kullanmayı nasıl öğreneceğini, okuyamadığı tüm kitapları nasıl okuyacağını, yazmayı planladığı ama hiç başlayamadığı kitaba nasıl başlayacağını anlatacak.

O artık çok geç olsa da bu hayatta kaybedecek tek şeyinin canı ve zamanın ta kendisi olduğunu fark etti. Siz de farketmek için o yaşa gelmeyi beklemeyin, bu ömür kimlere tabi olarak nasıl heba oldu diye üzülmeyin. Kendi iç sesinizi dinleyin, buraya gelme amacınızı bulun ve onun doğrultusunda calışın. Ne derlerse desinler onlara kulaklarınızı tıkayın.

Girişimcilik
Türkçe
Fikir
İlham
Zorbalık
Recommended from ReadMedium