Hayır Diyememek Hayatınızı Nasıl Etkiliyor
Eğer Medium’a paralı üyeliğiniz yok ise yazıyı sitemden okuyabilirsiniz. Online para kazanma, kariyer, kişisel gelişim ve girişimcilik hakkında çok güzel içerikler paylaşıyorum. Henüz yeni bir site, daha fazla para kazanmak için takipte kalın!
Biz Türkler olarak diğer milletlere göre daha duygusal insanlarız. Başkasının bizim hakkımızda düşündükleri, bizim kendimiz hakkında düşündüklerimizden daha önemli olabiliyor. Bunun önemli sonuçlarından birisi de kimseyle kötü olmamak adına ‘herkese ve her şeye evet demek’.
Haftasonu geldi. Yoğun bir iş temposundan sonra 2 günlük tatil sizi çok heyecanlandırıyor. Kendinizi çok iyi hissediyorsunuz. İçinizden ‘’Yarın sabah şöyle güzel bir yürüyüşe çıkıp biraz müzik dinleyeceğim.’’ diyorsunuz. Bu akşam çok yorgunsunuz ve yarın sabah çıkmak daha cazip görünüyor.
Uzun süredir kafanızda düzenli olarak yürüyüşe çıkmaya başlayıp biraz da diyet yaparak kilo vermek var.
Tam bunları düşünürken telefonunuz çalıyor. İyi anlaştığınızı düşündüğünüz bir arkadaşınız hattın karşı tarafında. ‘’Kaç haftadır görüşemiyoruz bu akşam gel bizde kal. Bak hem senin için güzel şeyler aldım, cips ve abur cuburlar hazır. Hadi kırma kardeşini.’’ diyor.
Kendinizi bir anlığına iyi hissediyorsunuz. Çünkü birisi sizin için bir şey yaptığını söylüyor ve sizi önemseyerek evine davet ediyor.
O anlık mutluluk duygusu ile ‘’Benim bu hafta sonu için planım var. Başka zaman yapalım olur mu?’’ diyemiyorsunuz. Siz de buna aynı şekilde karşılık vermek istiyorsunuz. Çünkü anlık olarak o kişinin sözleri sizi heyecanlandırıyor.
Eğer siz de hayır diyemeyen biriyseniz, cevabınız muhtemelen şöyle olurdu:
‘’Çok iyi düşünmüşsün benim de aklımdaydın bir süredir. Şöyle güzel bir film izleriz beraber. Saat kaç gibi diyorsun şimdi? Gelirken bir şey almama gerek var mı?’’
Halbuki bir aydır aklınıza bile gelmedi belki de. Yani öyle birinin varlığını bile unuttunuz. Ya da buluşmak istemediniz yoğunluktan, farklı bir sebepten dolayı. Ancak, ‘benim de aklımdaydı’ demek zorunda hissediyorsunuz. Çünkü size değer veren birine siz de mutlaka değer verdiğinizi göstermelisiniz. İçi boş dahi olsa. Aranız bozulmamalı.

Bu tarz durumları ben hayatımda yüzlerce kez yaşadım. Sevdiğim bir arkadaşım aradığında ona hayır demeyi çok istedim ama diyemedim. Bazı zamanlar cesaret edip bir işim olduğunu ve gelemeyeceğini söylesem bile arkadaşım ısrar edince planladığım işimi iptal edip gittim buluşmaya.
Kendim için yaptığım planların hiçbirini hayata geçiremedim bu özelliğimden dolayı.
Aynı gün buluşmak isteyen 3 arkadaş grubuna hayır diyemediğim de çok oldu. Hepsini seviyordum ve aram bozulsun istemiyordum. Sabah biriyle, öğlen biriyle ve akşam biriyle buluşuyordum. Ancak sonuç ne oldu biliyor musunuz?
‘’Bu çocuk da geliyor ama hemen kalkıyor. Bizimle vakit geçirmiyor fazla.’’ laflarını duymaya başladım. Bu üç arkadaş grubu da onlarla buluştuğum için mutlu olmuyor, tam tersi onlara az vakit ayırdığım için beni yargılıyordu.
Üniversite hayatımda 4–5 sene boyunca yaşadığım bu problem sonucunda bu üç arkadaş grubuna da zamanla yabancılaştım. Her dediklerine evet demem onların gözünde her yere her zaman gelebileceğim anlamına geliyordu. Yani basit ve zamanı bol bir insandım.
Ancak üçüne de evet dediğim için her yere gidebilsem dahi az zaman geçiriyordum ve bu durum onlar için bariz olmasa da bir ‘dışlama sebebi’ olarak görülüyordu. Yani asla tamamen ‘o gruptan’ olamıyordum. Bol zamanı olan basit bir insan olarak onlara yeterli vakti ayıramadığımı düşünüyorlardı.
2–3 seneden sonra bu durum bariz bir dışlamaya dönüştü. Artık gruptakiler bu duruma laf etmeye başladı.
Bu gerçekten bir çok insanın yaşadığı ve muzdarip olduğu bir alışkanlık bu arada. Alışkanlığın sonuçları da zaman içinde aynı yolda seyredebiliyor genel olarak.
Örnek olarak, uzak bir lokasyona kalmaya gidersiniz ancak ertesi gün öğlen başka bir kişiye söz verdiğiniz için sabah erkenden eve dönmek istediğinizi söylersiniz. ‘’Niye geldin o zaman? Yarın da takılıcaktık. Oyun bozanlık yapıyorsun.’’ gibi tepkiler almanız işten bile olmaz.
Kısmen haklı bir tepki olsa da siz kendinizi o insanların gözünde herşeye evet diyerek o kadar basit bir konuma getirmişsinizdir ki. O insanlar, yani arkadaşlarınız sizin hayatınıza kolaylıkla karışma cüreti gösterebilir. ‘’Çok önemli bir sözüm var o yüzden.’’ deseniz dahi saygı duymayacak ve eleştirecektirler.
İnsanların hayatınıza saygı duymaması sizi onlardan daha da uzaklaştırır. Ayrıca, buna aranız bozulmasın diye ses çıkartamamak sizin özsaygınızın da zedelenmesine yol açar.
Zamanla arkadaşlık ilişkileriniz size mutluluk vermekten ziyade şahsi bir psikolojik savaşa dönüşür. Kendiniz ve geleceğiniz ile arkadaşlarınız arasında seçim yapmak zorunda kalırsınız. Çünkü anlarsınız ki 4–5 senede oluşturduğunuz bu ‘herşeye evet diyen insan algısını’ yıkmak kolay değildir.
Bu süreçten sonra özsaygınızın ve hayallerinizin geri planda kaldığını farkedersiniz. Eğer o aşamadaysanız lütfen acil olarak hayır demeye başlayın. Sonuçları ne olursa olsun böyle ilişkiler devam etmemeli. En azından devam etse de bu şekilde olmamalı.
Dünya üzerindeki en önemli şey insanın kendine saygı ve sevgi göstermesidir. Zira kendine saygı duyamayan insanlar etrafına da saygı duymakta zorlanırlar.
Ben en genel sorun olan ‘arkadaş çevresine hayır diyememekten’ kısaca bahsettim. Ancak bu rahatsızlık sizin kariyerinizde ve geleceğinizde de önemli bir etkiye sahip olabilir.
Mesela, size makul ve güzel olduğunu düşündüğünüz tekliflerle gelen bir iş insanını gerektiğinde reddetmelisiniz. Yoksa istemediğiniz bir işte çalışmak, istemediğiniz bir girişimcilik macerasına atılmak ya da maddi ve manevi olarak kullanılmak gibi kötü sonuçlarla karşılaşırsınız.
Hayır demekten asla korkmayın. Kendinizden ve planlarınızdan taviz vermeyin. Bunu zamanla yaptığınız zaman iyi hissedecek ve artık kolay kolay evet diyemeyen biri olacaksınız. İnsanlar da size daha çok saygı duyacak.
Kendinizi o insanların yerine koyun. Siz de her dediğinizi koşulsuz yapan bir insana saygı duyamazsınız. O kişinin yaptığı iyilikler bile artık zorunluluk ya da normal bir durum gibi gelir ve anlamını kaybeder.
Aynı durum sizin için de geçerlidir. Değer görmek ve kendinize saygı duyabilmek için hayır diyebilmek zorunludur.
Ayrıca, sizi seven insanlar zaten sizin planlarınıza ayak uyduracaktır. Sizi gerçekten kimin sevdiğini de bu süreçte rahatlıkla anlayabilirsiniz.
Eğer siz de online para kazanma, kariyer, kişisel gelişim ve girişimcilik konuları ile ilgiliyseniz websiteme beklerim! Henüz yeni bir site, daha fazla para kazanmak için takipte kalın!
Blogumdaki diğer yazıları okumak isterseniz aşağıda linkleri ekliyorum.
